30 Haziran 2010 Çarşamba

haz çemberi

birini özlemeye başladığımda bundan hoşnut olmuyorum. siz isterseniz buna korkuyor diyebilirsiniz fakat kriterleri olan bir durum bu ve sonu belli olanlar bende rahatsızlık yaratıyor. sonucu belli olmayanlar her zaman bir ümit taşır, böylece en azından sürükleyicidir, haz yaratır. hazsa (her şeyde. neşe, mutluluk, acı...) yaşayabileceğiniz anlam kazanan tek histir. sorularla, sonuçlarla uğraşmak saçmadır. anı var eden geçiciliktir ve zamana mahkum hepsi bundan nasibini alacaktır. o halde herşeyden haz duymalı, hazzın dibine vurulmalıdır. zor olan bunları bilmeyen ve geçmişte yaşamaya mahkum edecek insanlardır. aileler, sevgililer, bazen arkadaşlar bile.
sorumlu olduğunuz tek şey kendinize karşı "bu an"dır, yani bunu okuduğunuz şu an, yaşadığınız şu an. elinizde tuttuğunuz kahvenize bile neşeyle bakın, yanınızdaki köpeğinize, yarın üstünüzde olmayacak şu an giydiğiniz kıyafete, gökyüzüne, göbeğinize. hatta şu an chopin'e bakın. ben ki sadece ona bakıyorum şu an.