9 Haziran 2010 Çarşamba

uyuşuk

sanat çok güzel, gerçekten güzel bir şey. onunla uğraştığın ve kendini diğer her şeyden soyutladığın sırada ruhun akıl almaz bir biçimde gün yüzüne çıkıyor. şu an arkamdaki şu müzikten ve yansıttığı durumdan inanılmaz hoşnutum. şu an zaman da çok yavaş ilerliyor, bundan da keyif alıyorum. su yüzünde sürükleniyor gibiyim. bitmesini istemediğiniz anlar vardır, işte onlardan biri. ve bazen hiç bir şey de yapamazsınız, bu anlar da onlardan biri. biter de ne yazık ki. işte. ne güzel bir müzikti!

uzun sayılabilecek bir süreye yayılıyor benim için aslında ama şu son bir hafta gerçekten neredeyse hiç bir şey yapmadığım zamanlardan, özenle seçilip izlenen filmler dışında. onun dışında dün diğer odanın duvarına resim yapmaya başladım fakat tiner eksikliği nedeniyle yarım kaldı. zaten o keyfim de kaçtı.

kitap okuyamıyor, bir kaç fikrim olmasına rağmen fotoğraf çekemiyor, konuşamıyor, kısa bir süre öncesi gibi müzik dinleyemiyorum. yazdıklarım bile günlüğe dönüşmek üzere sanırım. son zamanlarda yakın arkadaşlarımla da görüşmez oldum. nasıl algılandığımı bilemiyorum, bazen yanlış anlaşılacağımdan korkuyor bazense gerçekten umursamıyorum. yapmak istemediğim şeyleri yapmak zorunda kalmak her zaman çok sıkar beni ve şu an yapmak istemiyorum. esasen finale çalışmam gerekiyor benim ya, onu da istemiyorum.


şu müzik yeniden başlasın.