9 Kasım 2010 Salı

see you

yazasım tükendi gençlik. zaten bir bok yazdığım da yoktu ya... ilgim tamamen fotoğrafa kaymış durumda bu aralar. tam olarak ne yapacağınızı bilmediğiniz ama etki olarak yapmak istediğinizin ne olduğunu bildiğiniz durumlar oldu mu? olmuştur. öyle bi hallerdeyim. sürekli bir şeyler yapasım var fakat nereden başlayacağıma tam emin olamadım, acelecilikten bu tabi.
bir de bir sürü ödevler (tabi ki keyif veriyor onları yapmak), bilgiler... sırf bu konudan dolayı bile mutluyum aslında.
aman neyse, zaten yazacak bir şeyim yok. belki bir süre sonra...

2 yorum:

45° dedi ki...

iradesiz miyiz neyiz, "ne zaman ki 'başka şeyler'e imkân bol, işte o zaman bir noktaya odaklanamıyoruz"

bazen sırf bu yüzden "ortaçağda yaşamak isterdim" gibi bir düşünce kaplıyor içimi... kırk dereden su getirsen de uğraşçak çok fazla farklı şey bulamayacağın bir zamanda.

mehmet cagri dedi ki...

Yaşamı ciddiyetle yaşamak gibi, bir sincap gibi yaşamak Hikmet misali..Yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olucak.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden, yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini. Ölünmeyecekmiş gibi yaşamak.. İlle de yaşamak. Nazım
B.D.