29 Mayıs 2010 Cumartesi

dance with me

insanlar ne çok ağlıyormuş; sümüklerim akıyor, monochrome bir düş hayatım, düşmüyor. ben düştüm, flu, yeşil, şarap, kusmuk, bok püsür...
şimdi bakıyorsun her şey durulmuş, renkler yerli yerinde (arada bir kaybolur yine), duman, sigara, ağlanılası kahkaha. kabus gibi. hatırlanacak bir şeyler yapılır hep sonra yeniden ağlamak için.
oh! hafızamdan beraat ediyorum ben. bu ne lan! gördükçe bayıyorum, sıkılmıyor musunuz siz? deli misiniz kuzum?

neyse, neyse... bunlar benim işim değil. rüyamda fotoğraf falan çekiyordum galiba. sonra bir sürü öpücük hatırlıyorum. uyanıklığın gözünü seveyim. evi bok götürüyor ozzy'nin türlü uyuma yerleri keşfedip oraları kendine uyarlamaya çalışmasından.

duş alsam ne güzel olacak, çıkmam lazım. evi de düzenleyesim, boyayasım var; enerjim yok.

ey insan! tadını çıkar günün zira zamanın acelesi var.


ps: okulda rastlaşmak ne zor.

25 Mayıs 2010 Salı

başlıca sorunlar

1) bu okul bitmeyecek mi daha? sıkıldım, darlandım. bu mevsim ve bundan sonraki maddelerde açıklayacağım sorunlar yüzünden konsantre sıfır altı. tam da sonunda bok edeceğim gibi her şeyi.
2) annem bulgaristan'a taşınıyor mu taşınmıyor mu? ben burada kendi evimde mi yaşayacağım yoksa annemin nacizane evine mi geçeceğim? annem bu sorunumu çözemiyor kendi kafa karışıklığından.
3) şimdi bu Kanca kızım operasyondan eve dönünce o diğer odadaki anne kedinin kendi büyümüş yavrusunu bu odaya Ozzy, Ponyo ve kanca'nın yanına alabilecek miyim? Kanca ağrılar içinde yatarken de bu bebeği dövmeye kalkacak mı? kalkarsa bu annenin kendi büyümüş yavrusunu bu odaya alamazsam annenin emzirdiği evlatlık bebeklere müsade edecek mi o koca yavru? ayrıca hem anne süt anne olan kedimizin kafa karışıklığı geçecek mi acaba 3 jenerasyon bebeği emzirmeye çalışmaktan? en küçüklerin bırak koltuğa çıkmayı daha önlerini göremediklerinin farkında olup herkesi emzirmek için yere müsait bir yere yatacak mı?
4) herkes derdini açıkça anlatacak mı benim kafa yormamı, binbir türlü senaryo yazmamı, çeşitli kurgulara girmemi beklemeden? nedir bu insanoğlundaki ben bir bakış atayım gerisini o anlasın derdi? telepati kuramıyorum ben.
5) ne zaman içkiye bok gibi para harcayabileceğim aman kiraydı, faturaydı, yoldu, yemekti derdi olmadan? bayılana kadar içip ertesi gün kusmaya gidip gidip lavaboya yatağa yatmak istiyorum. ama başım ağrımasın lan, çok sinirleniyorum, hep bırakcam şu içkiyi diyorum o zaman. sonra zaten bırakamıyorum daha da çok sinirleniyorum.
6) ponyo hamile kaldı mı acaba? kaldıysa bu seferki bebeği yaşacak mı? babaaenne olmak istiyorum ben artık.
7) salonum güneş alacak mı demiyorum, almayacak, konumu müsait değil. o halde güneşe pek fazla ihtiyacı olmayan bir çiçek var mıdır, benim evimde bir zahmet açabilir mi lütfen? flip flop'da bi boka yaramadı, güneş yok ki kardeşim. oda içinde "hah!şuraya güneş vuruyor, götürem de az salınsın çiçecik" diyerek koşturmak çok komik görüntülere sebep oluyor.
8) abimin bu benim web adresim diyerek verdiği adres ne zaman doğru çıkacak? yok, çok sikimde değil ama neden uğraştırırsın ki be adam? ulaşmaya çok meraklıysan bana telefon açarsın ayda yılda bir, her halükarda giderilir zaten olmayan özlem.
9) şu insanlar hayvanlara eziyet etmekten vaz geçecek mi? nasıl bir ego problemidir bu? bulun birini paso sevişin bari de kurtulalım sizden de hastalıklı hallerinizden de.
(ps: orgazm anında ego sıfırlanıyormuş ya ona binaen söylüyorum.)
10) sigarayı bırakmam lazım. nikotin bandı alacağım. seviyorum ama zararlı meret işte. nikotin bandıydı, stickerdı ne gerekirse yapıştırırım bırakmak için. hem böylece burdan artırdığım parayla belki içer içer dururum. oh!

söz sende ey hayat!

of-oh

"içime gelip çöreklenen bu yüce gönüllü ağırlık nedir, kimindir?" diyor, sonra cevaplıyorum kendimi "yaşıyoruz lan hiç değilse! çok baharın otunu yemeyi uygun görmüşler bize."

13 Mayıs 2010 Perşembe

yerçekimsiz orospu

güneşi içine alma arzusu taşıyor bir küçük kız, hep sıcak kalma umudu. ona erime, ona söndürme.

- onca hazırlıklarının boşuna olduğunu söylemekten keyif alacağım sana. tüm sikişmeler boşunadır.


dip not: kurtulan hayaller varsa kaçıp, koşup koynuma saklanabilirler.