27 Kasım 2009 Cuma

i don't know where i am

sinekler benim intihar süsüm. çiçekçiler mi deyyus çiçekler mi bilemedim. kalabalıktan istekle geldim, yanmak borcum gibi değil niyetim.

25 Kasım 2009 Çarşamba

çünkü kayıp olan yakıldığında yeni hasat daha yeşil olacakır

oysa yok gözü kalbinin. tüm korkmuşluklarınla, tedbirinle, kaçasınla savuşturuyorsun onu. daha yeşil olamayacak çünkü yanıbaşımdaki yokluğunla bulamıyorum seni. hissetmiyorsun.
oysa ne güzel sarıldın dün, inanmazken hem de. konuşamıyorken ben; sen inanmıyor, küçümsüyorken nasıl da durduramadın kendini, nasıl da çekip öptün, seviştin. nereden bakıyorum, bilemiyorum..
düşündüğüm onca şey varken üzülemiyorum. çoklar, çok..bir durursan kim olduğunu göreceksin, çekeceksin içine. beni,ozzy'yi bile. mutlu olmaman imkansız mutlu ediyorken.
ben yapamıyorum. mutlu edemiyorken mutlu olamam ya. belki salt bundan hayvan peşindeyim, ha? hiç bir işe yaramıyorken kalbim, onlarla mutlu olma peşindeyim.

ben hiç birşey hatırlamıyor, ruhunu bile bilmek istemiyorken seviyorum seni. ama kurtulamadım, hep bekliyorum. yetkin değilim olmak istediğim gibi. bu yüzden yoksan da seveceğim. hatta yoksun da seviyorum.

sakin olması gerekiyor hayatın, bu tempo çok zor geliyor bana. kurtulacağım dediğim hiçbir şey kurtarmıyor beni.sorarsan daha uyuşuk olmak istiyorum çoğu zaman olduğumdan. yetişemiyor ve ucundan kaçırıyor olmak da istemiyorum. öyle bir yerinden kaçırayım ki düşünemeyeyim, aklım hiç ermesin, kurtulmuş olayım.

kendini taşıyorsun diyorlar, çünkü hiçbir ağırlığım yok. bu kadar basit olan birşeyle nasıl övünebilirim? (bu söylediğim ne kadar alakasız değil mi? nereden kopmuş gelmiş olabilirim acaba? bıktım kafamdan, dolu gibi görünen boşluğundan!)