4 Eylül 2009 Cuma

personal


masumca bir çocuk oyunu düşünün, topu tepeden dereye yuvarlamak gibi. onun aldığı yol gülmenize, heyecanlanmanıza yol açacak kadar güzel, eğlencelidir.

eğlence nerede bozulur biliyor musunuz? yuvarlanacağı yerde önüne çıkan engellere takılıp durduğu anda. vazgeçmeyip peşinden koşacak, engelden kurtarıp yeniden yuvarlanmasını izlemeye koyulacaksınız birazını indiğiniz tepeden. sonra biraz daha gidip bir çukura takılıp kalacak topunuz. yüzünüz buruşacak, son bir hevesle ve daha yavaşça inip tepeden biraz daha aşağı topu yeniden takıldığı engelden kurtaracaksınız.

bundan sonrası tamamen keyifsizlikle eş anlamlı. dereye yuvarlanıp suyun üstünde görmek istediğiniz gibi yüzse de, yeniden bir engele takılıp dursa da hissiyatınıza farklı hiç bir katkısı olmayacak. istediğiniz keyfi alamadığınız gibi bu kez de boşu boşuna dereye saldığınız topa üzüleceksiniz. içinize yerleşen 'ya tekrar takılırsa' endişesiyle tepeden aşağı topla beraber koşmanız ve onun ilerleyişini izleyememeniz de olası, tepeden koşarken hızınızı alamayıp dereye topla birlikte yuvarlanmakta.

Hiç yorum yok: