28 Haziran 2008 Cumartesi

kordon

Damla damla kusuyorum çayımı, keyfinden nasıl vazgeçebilirim? Kaç kere doğulur mesela bebeğim? Benden fazlasını başaranı kendimden muaf tutuyorum tabi ama gerçek her zaman örtüşür, huyudur. Hem bence bildiğiniz kadarını yapın böylece güçlü hissetmeniz olası. Istediğiniz bu değil miydi yoksa? Hadi ya? Kötü olmak isteyen ben miyim? I ıh. Çünkü fazlası olmaz. Yine de iyi olanın mirası kalıyo tamamlanmak için bilginize sunayım. Zira istediğiniz sizden farklı bişey ya bilmemek için zorlarken, her iki tarafa da dönebilin çaktırmadan henüz. Aynı şeyi tekrarlamak başarısızlık örneğidir malum. Bir kaşık daha..

Cellatlarınızın gözlerini yıkayın daha inandırıcı koksunlar. Tehlikeli bi oyuncak seçerseniz kendinize ıslak kalmamaya da dikkat edin.

Sen, sen ve sen. Ne kadar çok benziyosunuz! En azından diğerlerinin gizli tutmadığı depresyonları var. Ne ağlayınca ölüyolar, ne gülünce. Siz nerde yaşarsınız sizden muamma. Vursanıza uğur getirsin diye taşıdıklarınızı ya da faldan sonra fincanınızı yıkayın =>

Bir, iki, üç içeri ve ilkinin büyük olması gerekli kurallı olsun diye. Benim benden ayrı kaygısızlıklarım var. Fallara inanmıyo, çay bardağımı masada unutmayınca rüya görmüyorum bi de. Bir köprünün üstünden şehri indiriyo sonra da gülüyorum belki. Hakkını vererek kendime sakladığım eğlencelerim var. Tırmanmayı bilsem kuşların yuvalarını onarırdım ya da daha iyi görebilsem karıncaların daha fazlasını kurtarırdım.

Salıncak çapkını olan var mı benim gibi, gelip beni bulacak? Çünkü hep birşeyler eksik. Ya gece salıncakta ya kimse uyumuyor.

Ha bir de tek kurşunla yan yana kaç kişi ölebilir? Bilen varsa haber versin, inancımı zedelemek üzereyim. Pek de hoşuma gitmişti hem.