23 Haziran 2008 Pazartesi

durmasana


Huzurun bir adı da sessizlik olmalı. Yeterince huzurluyum. Saçlarımı köpüklere buladım, oynaştım kendimle, aceleyle. Nedir bilmiyorum ama ''déjà loin'' demeli herkes. Mektup açacağı gibi bir şey bu, okuduklarını yazan bir mektubun açacağı. Ne okumak istersen.

Tutsaklığın bir adı da parmaklıklara yakın olmak olmalı. İş bana kalsa hızlıca girerdim o kapıdan yine. Doğru olan olmaması gereken ya bazen. Düşmemek yüksek bir tepede bulunmak.

Bitmek bir bülbüle denk düşer bazen. Düşmekte en az bir kere gülümsemek. Daha çok alsın zaman benden, bakalım ne kadar eksiltebilecek? Eksildikçe artıyo her yanım. Bazen bülbüller sataşıyor o kadar, yoksa yük değil başka birşey. Yük değil bülbüllerle gülüşmek. Bedel ödeyerek ışık tutulmuyor yollarına. Bedel ödemek değil öpüşmek. Acıyan yanlarını kesmek ilaç değil.

İki renk değil doğmak ve ölmek. Alacasında kalmış tonlarca düş olmalı. Bir de yaşadıkların. Neresinde soluk aldığını bilmemek yaşamak.

Yalan değil saksımda büyüttüğüm kuşlar, tohumuna fısıldadım adlarını. Ve özgür olmak saksıya gülümseyip kanatlarını açmak.