10 Haziran 2008 Salı

adın yeşil

...
o köşe de hep bizim olsun. sonra onu da yakarız, önce eteklerimiz tutuşsun.

esvab

sigaram bitmiş, gün ağarmışken ucunu tutuşturacağım başka bişey yok sabahım dışında. keşke annem nefret etmese siyah perdelerimden ve ben de görmek istediğim vakte kadar gece sansam günü. ne güzel bi lüks aslında gündüzü karartmak. şöyle bi düşününce de annem olası en güzel lüksüm olmalı hala. ne bileyim yumurta yiyebiliyorum uyandığımda sayesinde henüz.

kokusu kopmasın burnumdan.
düş kurmaya vakit, düşlerime ait bi kırmızı bulursam şeytandan korkmayacağım.

zaruri değildir

şarkı söyleyeyim mi size?
ama kimsenin yazı, kışı, baharı diilim önce bunu bilelim. hatta dahası da diilim, hiç diilim. şimdi şarkı yalan oldu galiba benim dışımda.

seçimle ilgili bişi bu; yalnız olmak diil adı, bencil olmak da diil. bencilliğimse de bu hakka riayet edilmeli. gizli tutmadan kazanmak için çalıştığım, hünerlerimin yatkın olduğu en müthiş durum. güzel de kullanıyorum, haksız yere nasiplenmeyelim.
hayatın geçirgenliği bi yanda dursun geçmekte, gitmekte, kalmakta diilim. mukaddesiyse hayatım mesleğimdir, asilliğim ondan gelir. ne güzel duruyorum karşınızda hayallerinizden uzak. üstüme yazılabilecek bi hayal görsem tebessüm mü eder, ellerimi önümde bağlar mıyım hiç bilmiyorum. bundandır ki pas vermekten kaçınalım bana.
ama ne güzel yaşıyorum hakkımı yemeyin hee. ne güzel yaşadığıma sorgulamamam şahidimdir. tasdikiyse hesaplamamam sizi, hayatı daha da ne varsa.
kirlenmek için yazdığım bir boşluk metni değildir bu, keza ben resim çiziyorum.