17 Eylül 2008 Çarşamba

geldi geldi

hava öyle bi hal aldı ki artık üzerimdeki ceset kokularını salabilirim. sonbaharı özlemişim açıkçası. ozzy'yle çiş koşturmacasına çıktık üstelik az önce ıslanmak bi yana dursun üzerimize yıldırım düşüyodu. cidden bak. koşar adım kaçtık eve mahallelinin çığlıkları arasında. görünüz ki ozzy tuvalet gezintisinden direk feragat etti korkudan pati çekerek koşmaya başladı, ben de hayır demedim zaten.

12 Eylül 2008 Cuma

agapo agapo

her agapo beni çıldırtma yetkisine sahipti artık onu bulana dek. sırf agapo olsa iiymiş zati.

cuma gecesi sinema fasıllarına bitiyorum sevgili günlüğüm. böle bombok bi günün ardına bile bi strawberry kokteyl bi de film çaktı mı ne güzel oluo haa. aslen uykusuzluktan ölüyorum fekat bu geceyi boş geçemem, o sebepten gözlerinden öpüyorum ahana şimdilik.

bi de bi alman bi fransızın söylediği bi parça vardı, onu da nası bulcaksam artık bakalım.

hop hop hop

11 Eylül 2008 Perşembe

...

mert: macaristan da macar salam yokmuş bilio musun?

ayaz: bizim içimize sokulan bu salam da neyin nesi peki?

mert: tamamen dış mihlakların oyunu, türkiyeyi içerden parçalamak istiyolar, şam fıstıııylan...

ayaz: anasının amı. bizde dağ gibi ebe gümeci varken zor bi kere o.

mert: ahhaha

kıs kıs

kıvrıla kıvrıla uyanıyorsun ya rüyalarından, 'ahh yaa!' diyeceklerin oluyor bazen ne garip. 'ucuna erişemedin mi rüyalarının?' diyesi geliyo insanın.

bir emrin var mı?

yes boss!

ya sen git ya ben.
hani maksat hareket olsun.

sevgili kalp;
boş ol! boş ol! boş ol!

8 Eylül 2008 Pazartesi

naranay nay die geldim

yokluğunda şey yaptım, biraz daha acaip sigara içtim. ama daha çok öksürmedim. sigara yakıp defetmediğimden düşlerimi evimin yolunu hala hatırlıyorum. yaa bi de çıkışa belirli tek istikamet bekleniyor tarafımca o da olursa nebçin olcak haa. bir de slain memories'e bikaç fan daha işte.

uzun vakte özet olsun çakmağım hala kayıp.


(yeni bi pabuç aldım kendime. yeşil ve tüyl, ismini sona koyuceim. acıklanacaktır.)