19 Nisan 2008 Cumartesi

how are you danger?


kalkıp da içine atılıvereyim diyorum kenarlarından çoktan tutuşturulmuş düş aleminin, kalkarken kendi ağırlığımı farkedip yığılıveriyorum mutluluktan.

iş güç zamanı diyorum kızım, hem her parıldayan altın diil üfürsene. hayal olsun diye içine girenleri yoklamıyolar, kimlik tespit falan yok yaniii. iki elinle dört vakte sarılman lazım, değiş gitsene bi yere.

beynimin bozulduğunu söyledim hala arkasındayım. koyu kahverengi sigaralar bi süre sonra baş ağrısı yapıyo zaten sinirlerim iyice bozuldu. tadı güzel olmasa içmezdim ama kıskıvrak ediyolar adamı vala. neyse, vermeyi başarabildiğim iki üç karar varken onların arkasında durmayı becerebilsem bare, oramdan buramdan yırtılmasam. hokus pokus diil istediğim, kendi yeryüzüm, kırbaçlarım, hem yeterince alçalmamı sağlayabilcek hem de istediğim süre istediğim makul yükseklikte hareketsiz kalabilmemi mümkün kılabilcek yapıda bi çift kanat falan işte. ohh bojee!

Hiç yorum yok: