11 Aralık 2007 Salı

bir merdiven

bu aksam misafir olarak nargile içtim çok eskiden tanıdığım bi evde. sonrasına dedim ki,'' elimden en fazla bu kadarı gelir, en fazlası bir hiçmişiz gibi hareket edebilirim. ama hiç, tümden, iyi kötü ayrımı olmaksızın.'' anlamış olmalı baştan başlamanın mümkün olmadığını, kırmızı göze de yakışır. neşemden ödün veremem, kahve olmalıydı böyle bir anda. açlığımı bastırmanın dışında hayati bi sıvı gibi hisseder oldum. rahat olması için ısrar etmek isterdim, en fazla ölüye duyulan bi saygı, ne bileyim, bilmem de..
ne hissedebilirsin ki? cesetler konuşmaz, şaşırdım.


nasıl bir ruhta demlenmeli ki?

kedi

bir gecem eksildi tümümden. sessizliği varlığım bilip işledim minnetime.
hem kim dost kim düşman, zaman sen neyi bilirsin ki beklemekten başka?
bekleyemem.
cenneti saçtım odama, her bir parçasına dokundum da ama.güzellerim
bir parmaklarımdan sızar, renklerimi akıtır öylece; kurban değil, hep hatırlamak vaadiyle.
ağaçlar ne güzel farketmedin mi? onları ben taradım, önce derilerini soyup.


yanında nefesimi büyütebileceğimi bulduğumda ipi kendim dolicam boynuma.





uçarcasına mırrr...