17 Ekim 2007 Çarşamba

snıf snıf

küçük, temiz ne sevimli..

-anne, beni istiyolar.. ama kirlenmemem koşul.
gözlerimi bağlamama yardım eder misin?
o kirletsin diye saklamalıyım kendimi.

ve sadece rüzgar okşamalı saçlarımı.
iki titrer kendine gelir elleri.
sürtünsün de rengini bulsun bakalım mahluk, çok mu ilahi?


nereye bakıyo gözlerin?
onun sen olmadığını titretip mi söylemeli?
önün arkan sağın solun sobe de.. hiç mi aynan yok senin?

gölgen o gölgen!
kelebek yaptım çöplüğümü..
isim de vermicem..

ritüel

deniz kıyısında bir şehre gidicem. sonrasında bir başka, daha başka bir.

dönüşüme yalnız, tek nefes.
benimki dışında duymak istediğim olduğunu söylemedim değil mi?
aynen öyle işte.

tek harf yanlış o kadar, yoksa istediğimi dinleyebiliyorum desem.
uzak, yakın neden farklı?
başka bi şehrin sokaklarına düşesim var.
var olmak inadım diil ama inadınıza binicem nihayet olma uğruna.

yaşamayı seçicek kadar yanyana noktalara sahibim.

biri sırtımı sıvazlasın.
kazanmadan kaybediceklerim olamazdı. kaybediosam olduklarından.


bir adım daha..
omzuma dolamak istediği..

''en yakını burası, burdan sonra yıkılırım.'' der gibi.
bence mesafede sorun yok, eğilip midene bakmalı.

kim söyledi bunu?

silkelenebilir bir varlık ama düşmez, hem kendi isteği..
biraz iç gıcıklayıcı olsun, biraz da kusmalı.
kırmızıyı yakıştıran ben değilim. ikinci oku yediğimi kim bilebilir ama?

kanadım yok, tüylerim farklı.
hem gülmelerine ne bakarsın, en temizi huzur.
onlarda hayata dair çırpınışlar bile yok, batmamak için batarcasına.

nasıl ki yakama bir çiçek takasım var.
zehirli, günahkar diyor gök kubbeden; dokunursan kaçamazsın günahlarından.
nasıl da meraklıyım tanrım, tek tek..

biliyorum günahlarımı ama bu kadar kirli olduklarını inan söylemedin..