29 Kasım 2007 Perşembe

mezuniyet

alıştıkça daha fazla yakıyorum vücudumu, daha fazlayı asla anlamıyo..
kaç gündür kahve içmediğimi farkettim, kaptım geldim bir tane, bahçe makasımın şerefine içiyorum.
beyazlara dokunabilmesini arzuluyorum yeniden parmaklarımın, dokunurken yanmasını. zebanilerse aşağıda gecemi çalmaya gelmişler yine. karşı koymuyorum bi süredir.
dünse gecem oldu bi çocuk, parmakları yaralı sanki. perdeyi açıyor mu kapıyor mu anlamadım bi türlü. anladığım tek, çığlığında parmaklarının kanı kurumuştu artık. acıyı yutmuş, çalıyordu. zehir kahvemi içerken parmaklarını hayal ediyorum.. hayalimi tamamlamaya sabırsızlanıyorum dinledikçe. henüz haketmediğimi düşündüğüm bir anına buruklaşıyorum. top oynamayı sevmezmiş.. top oynarken görmüş olmak onu henüz çalmıyoken belki de, ne garip dedirtio bazen hayaller. bense oyun oynamayı henüz bırakmamış, neden karanlık sokaklardan yürüdüğümü henüz düşünmemiştim bile. parlak mavi bi montum vardı, sonrasında çok parlak olduğunu düşünüp başka hayatlara teslim ettiğim.
şimdi benim de şahitliğimde kan çiçekleri, saksıları boşver..

28 Kasım 2007 Çarşamba

bahçe makası

yüzer gibi yırttım soluğunu.
göğsümden aşağı kayacak, en belirgin yerde olup bilinmemeye kanicaksın.
bildiğin kelimelerin harflerini kopardım tek tek,
ne idüğü belirsiz renkteki gözlerimden yadigar kalan ne?

22 Kasım 2007 Perşembe

mukabele

hiç gidicek gibi durmuyorsun, o yüzden birgün kalacaksın, tozlar senin üstünde.
ve sen ölüceksin yaşadığın için..

koştukça toz tutmuyorum. yollar da eskiyor ama yaşlanmıyorum.
o yüzden ben ölücem, ve ölüme en güzel yolu bulup..

13 Kasım 2007 Salı

naşi

sıkılıyorum demek.. bunu söylediğimde bi anda herşeyin altüst olacağına inanıyorum saçma salak bi şekilde. bi sürüyüm.. he hee!ne dramatik bi sound. kaçışlara bahane replik. en fazla parçalanmış birsin, bir ve bir diil.
çokça bakar oldum kendime yalnız kaldığımda ve farkettim ki aynamın kırık parçası başka bi kadını gösterir oldu. bir hayat israfı olmak diil amacım. çetere de tutmuyorum, en azından dile gelir bi vakitten beri tutmamaya kararlıyım. hesaplar!
kendime de yeni bir şans vereyim dedim. iyi adam olma şansı. sadece iyi adamı oynadığımı fark ettim. iyi adamı oynayanların fark edeceği bi dildeyim lakin. belki de kötü diilim götümden uyduruyorum bunları. ama hissederken kendimden saklanmam mümkün diil. diilsem de o vakit.. ne bileyim a.q
sıkıldım sanırım. sıkıldım ve silahlı adamların arasına silahla karıştım, eğlenceyi mümkün gördüğüm heryerde arama hevesiyle. yine sıkıldım.
pek bir hüzünlü mü duruyor? sıçmışım kellenize..

haa bir de anlamaya yormayın. 2 bitlik gülebiliyorum burdan en fazla..

11 Kasım 2007 Pazar

virüs

vakit öldürmeyi sevmiyorum, sadece biraz daha eğlenceli kılmak belki. öldürmeye bakmamalı, dediğimde fark ettim adımlarımı sıklaştırmam gerektiğini. küçük değil ve sık. hem büyük adımlar attım demek için büyük ayaklara ihtiyaç duyulmadı hiç. bir doku belirlemeliyim sadece, çizemeyeceğim.

lezzetsiz kaldığımdandır elime kaşık alışım, açlıktan değil. hem sonra biri kulağıma fısıldadı, suyu bulabilirmişim. rengini bile değiştiririm arkadan dolanırsam.
hangi uçlarda kalmıştık sevgili? ve nedir kıymeti renklerimin, ağaçlardan uzak?

kafes

o kadar uzağım ki şimdi sıcağına.. ruhum düşse yere elim kaldırmaz, elim düşse yere ruhum aldırmaz.

kilit.

8 Kasım 2007 Perşembe

0

hissediosun diil mi soğukluğu? işte buna ölüm bile çare diil. burnumdaki kokuyu değiştirmem lazım. saçlarımı okşatamicam sana..
yazılanlar silinmiş, ne abuk kaldık böyle ortada. ne güzelde hazırdık oysa verilmiş, görülmüşlere.

7 Kasım 2007 Çarşamba

aksak

her aşk ülkesini kendi büyütür.
hiçbir zaman hissedemediğim kutsal kaybıma ayırdım bir nefes, uzunca..
bazen suskunluğundan endişelendimse de sahip olduğum şeker kamışlarımı sayınca nefes alabildim. öyleyse ben kimseye değilim, kimse de sorumlu değil bileklerimde.
gidişime kutsanmış eller istiyorum, kan akıtsınlar köpeklere ardımdan.
bense kendi resmimi çizeceğim, tavana bakıp.

6 Kasım 2007 Salı

summer wine


soyunup boyayasım var kendimi, ellerimle.
sonra bir de isimsiz çalgı aleti, meyveler ama konuşmayan..

yatağımdan kalktığımda göreceğim cesedimin kendisi olucak, o kadar renkli bilakis.

yumurta bayramı


asla masalımız olmicak, yarım kalışımıza.. içimde kutsal ne varsa boyayıp sattım.
duman soluduğumu bilmiyordum bundan önce.

hayal bile etmeye çalıştım küçüğümü, ne zıbırmış rüzgarından fazlasını göremedim.
topu bile yoktu inanır mısın? açlığının hız olduğunu çok sonra düşündüm. belki de hiç olmamışcasına bi hayata hazır olmak için 21 yıl gerekiyordu. ve kurmaya fırsat bulamadığım hayalleride öldürdüm sanırım, sonrası ketum.

-suz

gelir de silersin ama..
tırnak aralarım toprak şimdi. kulağımdan kan damlar, yan yatarım. hiç olmazsa kokusu..

bana düşman yaratan sevgin deniz kızlarının sesini duymaya bile müsait.
diyelim ki umut yok, yoksa sirenlerin sesi de yok sana..

nereye aktıklarını bi bilsem gelişime gidişime sürpriz imkanın olmicak; bir kan, bir yeşil.. saçlarımı bile saramazsın. bu mu ulaşmanın mukaddes anı? vaktin olsa anlatırdın.

bu taşın anlamı ne biliyo musun? hiç..

3 Kasım 2007 Cumartesi

sinekli çörek

martılarla yüzmek, aynı şarkıda dans etmek..
saçlarımdan denize akan kanın bana karışması.