14 Aralık 2010 Salı

chop chop

ne güzel bir gün.

sabahın erken saatinde kendiliğimden uyanmayalı epey olmuştu. üstelik hava soğuk, üstelik tüm yaratıklarım dibimde yatarken. labne peynirli ve kokulu taze çay eşliğinde ufak bir atıştırma... her şey çok hafif bugün. petekleri açmayı uğraş sonucunda becerdim neyseki, bir de sıcacık bir ev oldu şimdi. en güzelini unutuyordum nerdeyse, chopin'im eşlik ediyor bu güzel zamanlara. bu adamın huzur vermeyeceği bir an dahi bilmiyorum. yarına yetiştirmem gereken eşşek yükü ödevlerim bile germiyor şu an ama keşke hiç olmasalardı da fotoğraflarımla uğraşsaydım keyifle demeden edemiyorum. bakalım, belki haftaya salı bu fırsatı yakalarım yeniden. bir de 4'teki derse gitmesem mi diyorum, pıfk!

lan! çok huzurluyum.

4 Aralık 2010 Cumartesi

kutluyuz

güzel bir kaç günün ardından komple temizliğe gidecek bir güne uyanmak ne boktan bi şey lan! neyseki müzik var da ruhumu az biraz kurtarıyor. böyle günlerde cıstak cıstak müzikleri tercih ediyorum, süpürürken iki göt baş oynatmak hoş oluyor.
ve tabi temizliğe gidecek olsa da bu günüm içimde işlerimi bitirip teslim etmiş olmam, o kabus zamandan kurtulma, dolayısı ile para alacak olmam, böylece yarın sevdiğim analog makineme kavuşacak olmam, 1 aydır teslim edemediğim desen ve karanlık oda ödevlerimi bu hafta teslim etmiş olmam, hocaların bana tölerans göstermesi, asistanlık görevime adım attığım ilk günüm olan dün ilk çalışmamın (hayatta o kadar para harcayamayacağım) fotoğraf kataloglarıyla kutlanması ve sevdiceğimle 2 yaşını doldurmamız gibi nedenlerden epey huzurlu ve mutlu başladı. ozzy'de ponyo'yla sevişeceğim diye kapıyı kazımamış olsaydı daha iyi olacaktı. neyse akşama şarap var, daha ona yetişeceğim.

2 Aralık 2010 Perşembe

sır yok

ben aslında güzel bir kızım. fakat nedense bana iğrençliklerimde eşlik edeceğinizi bildiğimden sizi hep orada bekliyorum.
her zaman bakan gözlerim olduğundan büyüleniyor olmalısınız. ve siz görmeyince çamurlarıma geri dönüyorum. orda oynamaktan haz alıyor herkes.

derin bir nefes aldığınızda aldığınız kokuyu merak ediyorum.
öyle bi sıyırmışım ki, kaçışım da değildi üstelik. tırnak aralarımda kalmış ama
tırnaklarım da yok şimdilik.

karma

hiç bitmeyecek sanmıştım. bazen öyle bir şey hissediyorum ki, "işte bu" diyorum, sonra kendisi inkar ediyor.
hayatım mevsim normallerine döndü, ne güzel bir mevsimdeymişim üstelik. hep istemek en büyük sorunumuz.